ASKON’DA İŞ AHLÂKI KONFERANSI

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) İzmir Şubesi tarafından “"İş Hayatında Ahlâk” ve “İnsanın Ahlâk ile imtihanı" konulu konferans düzenledi.

ASKON İzmir Şubesi konferans salonunda düzenlenen etkinliğe Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Türker GÖKSEL ve Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Recep TEMEL konuşmacı olarak katıldılar. Yaklaşık iki saat süren konferans ASKON mensubu iş insanları tarafından ilgi ile takip edildi.

Programda konuşan ASKON İzmir Şube Başkanı Şerafettin GÜCÜ, “Hocalarımızı, sadece iş insanlarını değil toplumumuzun her kesimini ilgilendiren bir konu olan ‘İş Ahlâkı’ üzerine sohbet etmek için davet etmiş bulunmaktayız. Aslında ‘İş Ahlâkı’ konusu ASKON’un kuruluş amaçlarından da birisidir. Bu husus vizyonumuzda ASKON, ‘Ticareti ahlâkî zemine oturtmak için haklı zenginlikler üreten bir kuruluştur’ şeklinde yer almıştır.

Vizyonumuzda önemine vurgu yapılan bu konuda ASKON İzmir Şubesi olarak değişik etkinlikler düzenlemekteyiz. Nitekim geçtiğimiz ay mensuplarımıza yine bu salonda, İKC Rektörü Prof. Dr. Saffet KÖSE tarafından ‘İslâm’da İş ve Ticaret Ahlâkı’ başlıklı bir konferans gerçekleştirmiştik. Bugün de ülkemizin iki farklı üniversitesinden değerli iki hocamızın katılımlarıyla ‘İş Ahlâkı” konusu farklı açılardan ele alınacaktır. Hocalarımızın sunumlarıyla, mensuplarımızın ufuklarının genişlemelerine katkı sağlayacaklarına gönülden inanıyorum “ dedi.

“Ahlâk Toplumun Asgari Düzeydeki Paydasını Oluşturur”

Programın ilk sunumunu AKÜ Öğretim Görevlisi Türker GÖKSEL yaptı. GÖKSEL sunumunda “Ahlâk, insanın doğuştan getirdiği ya da sonradan kazandığı bir takım tutum ve davranışların tümüdür. Kişide huy olarak gelişen davranışlar ahlâk olarak tanımlanır ve Güzel Ahlâk –Çirkin Ahlâk olarak sınıflandırılır. Toplumsal hayatın her alanında ahlâkî kaygılar esastır ve hatta ‘Savaşın, savaşmanın bile bir ahlâkı vardır’ dedi. GÖKSEL sunumunda “Bir toplumda düzenin sağlanabilmesi için insanların belli kurallara uygun davranmaları gerekir. Bu kuralların önemli bir kısmı ahlâk kurallarından oluşur. Bunun yanı sıra toplumda uyulması gereken ve devlet yaptırımlarıyla desteklenen hukuk kuralları da vardır. Bir toplumda gücünü insanın vicdanî gelişmişliğinden alan ahlâk kurallarıyla, gücünü devletin yaptırım kullanma yetkisinden alan hukuk kuralları eş güdümlü olmalıdır. Bu çerçevede ahlâk kuralları toplumdaki her bireyin asgari düzeydeki ortak paydasını oluşturmalıdır” şeklindeki değerlendirmesiyle birey ve toplum bazında ahlâkî gelişim sürecine de temas etti.

Önemli şahsiyetlerin ahlâkî meziyetleriyle toplumlara rehberlik yaptıklarını vurgulayan GÖKSEL, Hindistan eski başbakanlarından İndra Gandi’nin torununa nasihati olan “İki türlü insan vardır; İş yapanlar ve yapılan işten pay çıkaranlar. İş yapanlardan ol. Hem orada diğerlerinden daha az rekabet vardır”, Hasan Basri hazretlerinin “Güzel ahlâk cömertlik, bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür”, H. Jackson’un “Doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur” şeklindeki sözlerinin yanı sıra Alev Alatlı, R.W. Emerson, August Landmesser, Ernest Hemingway gibi şahsiyetlerden de örnek olaylar nakletti.

Ahlâk ve Etik Aynı Kavramlar Değildir”

Programın ikinci bölümünde ise Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Recep Temel sunumunu gerçekleştirdi. TEMEL sunumuna “Kavramlar, içerisinde doğdukları toplumların değer yargılarını yansıtırlar. Bizim toplumumuzda ahlâk kavramı kaynağını inanç değerlerimizi belirleyen İslâmiyet’ten alır. Etik, her ne kadar birçok kişi tarafından ahlâk yerine kullanılıyorsa da birebir ahlâk kavramının yerini tutmaz. Zira etik olarak yapılmasında mahzur olmayan birçok tutum ve davranış ahlâk kavramıyla izah edilemez. Örneğin bugün alkol imal edip piyasaya arz eden bir üreticinin bu tercihi etik dışı bir davranış olarak nitelendirilemezken; bu davranış Müslüman bir toplumda açık bir ahlâk kuralı ihlalidir. Bu durumun sebebi etik ve ahlâk kavramlarının kaynaklarının farklılığıdır. Bizim toplumumuzda ahlâkî değerlerin kaynağı ilahidir (Vahye dayanır) ve en ideal anlamda Hz. Peygamberimizin davranışlarında (Sünnet-seniyye) somutlaşırlar” sözleriyle başladı.

TEMEL, sunumunda iş hayatında ahlâk olgusunun tarihi gelişimine “Daha eskilere gidilebilmekle birlikte Batı’da iş ahlâkı kavramı Sanayi Devrimi ile günden oluşturmuştur. İktisat biliminin kurucusu sayılan aslında bir ahlâk profesörü olan Adam SMİTH gibi düşünürler bu konuda kafa yormuşlardır. İnsanın doğasında var olan ihtirasın önüne geçebilmek maksadıyla, 20. yüzyılın başında Max WEBER meşhur eseri olan “Protestan Ahlâkı ve Kapitalizm’in Ruhu” isimli eserini kaleme almıştır. Ne var ki, insanın ihtirasının önüne geçilememiş önce 1. Dünya Savaşı sonrasında 2. Dünya Savaşı’nda milyonlarca insan canlarını vermiştir. Ayrıca dünyadaki egemen devletler, güçlerine dayanarak diğer milletlerin yer altı ve yer üstü zenginliklerini kendi çıkarları doğrultusunda istismar etmişlerdir. Bu nokta ahlâkın bittiği noktadır. Bunu vurgulamak için sosyoloji biliminin kurucusu Emille DURKHEİM “Yaşadığımız çağ bir iktisat buhranının değil bir ahlâk buhranının zirve yaptığı yüzyıldır” tespitini yapmak zorunda kalmıştır” değerlendirmeleriyle temas etti.

Sunumunun son kısmında “İş ahlâkı kavramının Batı’da 1950’li yıllarla birlikte yeniden gündeme geldiğini, ülkemizde ise 1980’li yıllarla birlikte önce akademide sonrasında da iş dünyasında karşılık bulduğunu ve sosyal sorumluluk projeleri kapsamında iş insanlarımızın ve işletmelerimizin duyarlılık geliştirdiklerini” belirten TEMEL sözlerini Alev ALATLI’nın “Yapılan iş kanunî olabilir, ancak bir o kadar da helal olmalıdır” şeklindeki tespitiyle tamamladı.

Programın sonunda Türker GÖKSEL ve Recep TEMEL hocalarımıza ASKON İzmir Şube Başkanı Şerafettin GÜCÜ tarafından günün anısına birer plaket takdim edildi. Hocalarımız da, birlikte kaleme aldıkları “Meslek Ahlâkı” isimli kitaplarını dinleyicilere imzalayarak hediye ettiler.

Tanıtılan Yazılar
Yazılar Çok Yakında Burada
Sıkı durun...
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square